Doğa Derneği, Anadolu parsının varlığının araştırılması, yaşam alanlarının korunması ve yerel toplulukların koruma çalışmalarına katılması için 2006’dan bu yana farklı dönemlerde araştırma, yerinde koruma, farkındalık ve savunuculuk çalışmaları yürütüyor. Anadolu parsının bilinen ve potansiyel yaşam alanlarının korunmasını, yaşam alanları arasındaki bağlantının sürdürülmesini ve tür üzerindeki avcılık baskısının ortadan kaldırılmasını savunuyoruz.

Doğa Derneği, Anadolu parsının varlığının araştırılması, yaşam alanlarının korunması ve yerel toplulukların koruma çalışmalarına katılması için 2006’dan bu yana farklı dönemlerde araştırma, yerinde koruma, farkındalık ve savunuculuk çalışmaları yürütüyor. Anadolu parsının bilinen ve potansiyel yaşam alanlarının korunmasını, yaşam alanları arasındaki bağlantının sürdürülmesini ve tür üzerindeki avcılık baskısının ortadan kaldırılmasını savunuyoruz.
Türkiye’de yaşayan en iri yabani kedi olan Anadolu parsı (Panthera pardus tulliana), Dünya Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’nde tehlikede (EN) kategorisinde yer alıyor. Dağlık arazilerde, ormanlarda, makiliklerde ve çayırlarda yaşayan parslar; yaban keçisi, yaban domuzu, geyik ve çengelboynuzlu dağ keçisi gibi hayvanlarla besleniyor. Anadolu parsı, Türkiye’den Kafkasya, İran ve Orta Asya’ya uzanan geniş ancak parçalanmış bir coğrafyada yayılış gösteriyor. Yaşam alanlarının kaybı ve parçalanması, besin kaynaklarının azalması ve avcılık türün varlığını tehdit ediyor.
Besin zincirinin üst basamaklarında yer alan Anadolu parsı, beslendiği hayvanların nüfusunu dengeleyerek ekolojik süreçlerin devamına katkı sağlıyor. Anadolu’da geçmişten beri yaşayan parsların tasvirlerine arkeolojik buluntularda, kabartmalarda ve gravürlerde de rastlanıyor.
Çalışmalarımız
1980’li yıllardan sonra Türkiye’de yok olduğu düşünülen Anadolu parsını korumak amacıyla, 2006 yılında başlattığımız Hedef: Sıfır Yok Oluş kampanyası kapsamında bir proje hazırladık. Ancak türün Türkiye’de artık yaşamadığı düşüncesinin yaygın olması nedeniyle projeye gerekli desteği sağlayamadık.
İlerleyen yıllarda araştırmacıların ve teknolojik olanakların artmasıyla Anadolu’nun farklı bölgelerinden pars görüntüleri ve kayıtları elde edildi. Doğa Derneği’ne Türkiye’nin farklı noktalarından ulaşan bildirimler, türün Güneydoğu Toroslar’da ve Türkiye’nin doğusunda yaşamaya devam ettiğine işaret etti. Buna karşın 2000–2013 yılları arasında Antakya, Bitlis, Siirt ve Diyarbakır’da pars bireylerinin öldürülmesi, tür üzerindeki baskının devam ettiğini gösterdi.
2013 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küçük Destek Programı (UNDP GEF-SGP) kapsamında Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da bir koruma projesi başlattık. Bölge halkıyla iletişim kurarak Anadolu parsının yaşadığı alanlarda yerinde koruma ve farkındalık çalışmaları yürüttük. Türün korunması için bilimsel araştırmaların yanı sıra yerel toplulukların koruma çalışmalarına aktif katılımının önemini vurguladık.
Türkiye’de Anadolu parsının varlığını araştıran bilimsel çalışmalar da devam etti. Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü ile Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ortaklığında 2019 yılında başlatılan araştırmalar, 2023 yılında TÜBİTAK 1001 Programı desteğiyle genişletildi. Akdeniz ve Ege bölgelerinde yürütülen fotokapan çalışmaları, türün Türkiye’de yaşamaya devam ettiğine ilişkin bilimsel verilerin artmasını sağladı.
Anadolu parsının Türkiye’de varlığını sürdürmesi umut verici olmakla birlikte türün geleceği, yaşam alanlarının bütünlüğüyle doğrudan bağlantılı. Parsın bilinen ve potansiyel yaşam alanlarının korunması, bu alanlar arasındaki ekolojik bağlantının sürdürülmesi, avcılığın önlenmesi ve yerel toplulukların koruma sürecine katılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Ortaklarımız ve işbirliği yaptığımız kurumlar
Birleşmiş Milletler Kalkınma Prog