Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından küresel ölçekte hassas (VU) kategorisinde bulunan şah kartal (Aquila heliaca), Doğu Avrupa’dan Orta ve Güney Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada yaşıyor. Üreme alanları ise Doğu Avrupa, Türkiye, Rusya ve Kazakistan’ı kapsıyor. Şah kartallar, erişkin bireylerin sırtında yer alan pelerine benzer beyaz leke nedeniyle bu isimle anılıyor. Sayıları azalma eğilimi gösteren şah kartalların 2019 ve 2022 değerlendirmelerine göre dünyada toplam 2500-9999 birey, Akdeniz’de ise sadece 84-178 yetişkin birey yaşamını sürdürüyor.
2006 yılında Türkiye’de ürediğ bilinen 22 şah kartal çiftini odağımıza alarak, bu bireylerin yaşamını sürdürdüğü dokuz Önemli Doğa Alanı belirledik. 2008 yılına kadar Türkiye’deki durumu hakkında sınırlı sayıda araştırma bulunan şah kartalları ve yaşam alanlarını korumak amacıyla Bulgaristan ve Macaristan BirdLife ortaklarımızla çalışmalar gerçekleştirdik. Bu çalışmalar şah kartalların Türkiye’de Bolu, Gerede Bölgesi ve Trakya olmak üzere iki büyük popülasyon olarak ürediklerini gösterdi. Çalışmalarımız kapsamında toplam 45 şah kartal çiftinin üreme bölgesi düzenli olarak izlendi. Toplanan veriler ışığında nesli küresel ölçekte tehlike altında olan bu önemli türün dağılım hareketi, göç davranışı ve beslenme alanlarıyla ilgili bilgiler topladık. Takip eden yıllarda gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar sonucunda Türkiye’deki popülasyonunun 120-300 çift olduğu ortaya kondu. Çalışmalar özellikle İstanbul’un batısından Bulgaristan sınırına kadar olan bölgenin şah kartallar için oldukça önem taşıdığı gösteriyor.
Şah kartallar yuvalarını meşe, kavak, söğüt gibi geniş yapraklı ağaçlara yapıyor. Ancak bu ağaçların eksikliği ya da yuva ağaçlarının kesilmesi nedeniyle yuvalarını yüksek gerilim hatlarındaki elektrik direklerine yapmak zorunda kalabiliyorlar. Bu davranış beraberinde tür üzerindeki tehditlerin de artmasına neden oluyor. Yuva potansiyeli taşıyan ağaçlarının kesilmesi, beslendiği açık alanlar olan meralarda bilinçsiz ağaçlandırma yapılması ve şehirleşme sonucu üreme ve beslenme habitatlarının kaybı, pestisit kullanımı, enerji yapılarında meydana gelen çarpılma ve çarpışmalar, yumurtalarının toplanması ve beslendiği türler üzerindeki avlanma baskısı türün karşı karşıya olduğu başlıca tehditler arasında yer alıyor.
Şah kartalların üreme alanlarındaki araştırma çalışmalarının yanında, tehditlerin azaltılması için arsa sahipleri ve köylülerle görüşmeler yapıyor, uygun ağaçlara şah kartallar için yapay üreme platformları yerleştiriyoruz.
Doğa Derneği, bu eşsiz türün Türkiye’deki üreme alanlarında ve göç yolculuğu boyunca güvenle yaşayabilmesi için 20 yılı aşkın süredir çalışıyor. Trakya’dan Bolu-Gerede’ye uzanan üreme alanlarında türün popülasyonunu belirliyor ve düzenli olarak izliyor, karşı karşıya olduğu tehditleri ortadan kaldırmak için çalışıyor; arsa sahipleri ve köylülerle birlikte çözümler geliştiriyor ve güvenli üreme alanları oluşturmak için yapay üreme platformları kuruyoruz. Uluslararası ortaklarımızla birlikte, türün gökyüzündeki yolculuğunun Türkiye’de de güvenle devam edebilmesi için iş birlikleri kuruyoruz.
Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından küresel ölçekte hassas (VU) kategorisinde değerlendirilen şah kartal (Aquila heliaca), Doğu Avrupa’dan Orta ve Güney Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada yaşıyor. Üreme alanları Doğu Avrupa, Türkiye, Rusya ve Kazakistan’ı kapsıyor. Şah kartallar, erişkin bireylerin sırtında yer alan pelerine benzer beyaz leke nedeniyle bu isimle anılıyor.
Sayıları azalma eğilimi gösteren şah kartalların, 2019 ve 2022 değerlendirmelerine göre dünyada toplam 2500-9999 bireyi kaldığı tahmin ediliyor. Bu nedenle şah kartal araştırma, koruma ve farkındalık çalışmaları büyük önem taşıyor.
Şah kartallar yuvalarını meşe, kavak, söğüt gibi geniş yapraklı ağaçlara yapıyor. Ancak bu ağaçların eksikliği ya da yuva ağaçlarının kesilmesi nedeniyle yuvalarını yüksek gerilim hatlarındaki elektrik direklerine yapmak zorunda kalabiliyorlar. Bu davranış, tür üzerindeki tehditlerin daha da artmasına neden oluyor.
Yuva potansiyeli taşıyan ağaçların kesilmesi; beslendiği açık alanlar olan meralarda bilinçsiz ağaçlandırma yapılması ve şehirleşme sonucu üreme ve beslenme habitatlarının kaybı; pestisit kullanımı; enerji yapılarında meydana gelen çarpılma ve çarpışmalar; yumurtalarının toplanması ve beslendiği türler üzerindeki avlanma baskısı, türün karşı karşıya olduğu başlıca tehditler arasında yer alıyor.
Çalışmalarımız
2006 yılında Türkiye’de ürediği bilinen 22 şah kartal çiftini odağımıza alarak, bu bireylerin yaşamını sürdürdüğü dokuz Önemli Doğa Alanı’nı belirledik. 2008 yılına kadar Türkiye’deki durumu hakkında sınırlı sayıda araştırma bulunan şah kartalları ve yaşam alanlarını korumak amacıyla, Bulgaristan ve Macaristan’daki BirdLife ortaklarımızla birlikte çalışmalar gerçekleştirdik. Bu çalışmalar, şah kartalların Türkiye’de Bolu-Gerede Bölgesi ve Trakya olmak üzere iki büyük popülasyon hâlinde ürediğini gösterdi.
Çalışmalarımız kapsamında toplam 45 şah kartal çiftinin üreme bölgesini düzenli olarak izledik. Topladığımız veriler ışığında, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan bu türün dağılım hareketi, göç davranışı ve beslenme alanlarıyla ilgili bilgileri ortaya koyduk. Takip eden yıllarda gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar sonucunda Türkiye’deki popülasyonun 120-300 çift olduğu belirlendi. Çalışmalar, özellikle İstanbul’un batısından Bulgaristan sınırına kadar olan bölgenin şah kartallar için oldukça önem taşıdığını gösteriyor.
Şah kartalların üreme alanlarındaki araştırma çalışmalarının yanında, tehditleri azaltmak için arsa sahipleri ve köylülerle görüşmeler yapıyor, uygun ağaçlara şah kartallar için yapay üreme platformları yerleştiriyoruz.
Ortaklarımız ve işbirliği yaptığımız kurumlar
BSPB, Dokader…. vs