Dünyadaki 15 turna türünden biri olan turna (Grus grus) Kuzey Avrupa’da ve Orta ve Güney Asya’nın büyük bölümünde dağılım gösterse de 2015 ve 2020 yılı verilerine göre nüfusunun neredeyse yarısı Avrupa’da yaşıyor. Türkiye ise konumu ve barındırdığı uygun habitatları sayesinde turnaların yaşamı için büyük önem taşıyor. Anadolu kültüründe çok önemli bir yeri olan turnalar, son 50 yılda Orta Anadolu’da sulak alanların büyük oranda kurutulması sonucunda hızla azaldı.

Dünyadaki 15 turna türünden biri olan turna (Grus grus) Kuzey Avrupa’da ve Orta ve Güney Asya’nın büyük bölümünde dağılım gösterse de 2015 ve 2020 yılı verilerine göre nüfusunun neredeyse yarısı Avrupa’da yaşıyor. Türkiye ise konumu ve barındırdığı uygun habitatları sayesinde turnaların yaşamı için büyük önem taşıyor. Anadolu kültüründe çok önemli bir yeri olan turnalar, son 50 yılda Orta Anadolu’da sulak alanların büyük oranda kurutulması sonucunda hızla azaldı.
Uzun mesafe göç eden turnaların kanat açıklıkları 2 metreye, ağırlıkları 6 kilograma ulaşabiliyor. Turnalar, yüzlerce bireyin dahil olduğu kompleks kur dansları ile biliniyor. Turnalar yuvalarını geniş bataklık alanlar, sazlıklar veya ormanlık alanlardaki nehir boylarında yere yapıyor.
Tarım, kentleşme ve baraj yapımı nedeniyle sulak alan habitatlarının kuruması, parçalanması ve kaybı, avlanma, elektrik çarpması, zehirlenme, yumurtalarının toplanması ve yuvalama alanlarında artan turizm faaliyetleri türün karşı karşıya olduğu başlıca tehditler olarak ön plana çıkıyor. 2008 yılında yayımlanan bir araştırma Doğu ve Orta Anadolu, Kuzey İran, Gürcistan ve Ermenistan’daki turnaların ekolojik ve morfolojik farklılıklar gösteren ayrı bir alttür (Grus grus archibaldi) olduğunu ortaya koydu. Bu alt türün toplam sayısının şu anda 70-80’i üreyen çift olmak üzere 250-300 birey olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları verilerine göre turna sayısı 10 yıl içinde yüzde 50’den fazla azalmış durumdayken ve tür Anadolu’da yok olmanın eşiğine gelmişken, 2017 verileri Türkiye’de üreyen çift sayısının 40-60’a yükseldiğine işaret ediyor. Üreyen popülasyonlarının büyük bir kısmının Anadolu’da yüksek dağ ve ova bozkır göllerinde bulunması nedeniyle yeni alt tür Anadolu dağ turnası olarak da adlandırılıyor.
2008- 2012 yılları arasında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla turnaların Anadolu’daki üreme, kışlama ve göç davranışlarını araştırmayı ve popülasyonlarının mevcut durumunu tespit etmeyi amaçladık. Çalışmalar kapsamında sadece türün biyolojik ve ekolojik yönden durumunun ortaya koyulması değil, türün kültürel ve gündelik hayat içindeki önemi konusunda araştırma ve derlemeler ortaya koymayı hedefledik. 2012 yılı üreme döneminde yapılan arazi çalışmaları ve literatür araştırması sonucunda 8’i kesin üreme alanı olmak üzere muhtemel olarak nitelendirilen 16 ve potansiyel olarak nitelendirilen 9 farklı alan belirlendi. Ayrıca türün üreme alanlarından biri Sivas olarak belirlenirken, Muş Bulanık, Samsun Kızılırmak Deltası ve Bolu Yeniçağ Gölü’nde de turnaların ürediği tespit edildi. Çukurova Deltası ve Göksu Deltası ise önemli kışlama alanları olarak çalışmada yer aldı. Bu araştırmalar sonucunda koruma önceliklerinin ve stratejilerinin belirlenmesi amacıyla türün üreme alanlarında karşı karşıya olduğu tehditler belirlendi. En önemli tehditlerin başında plansız yol inşaatı, aşırı otlatma ve drenaj nedeniyle habitat bozulmasının geldiği ortaya kondu.
Derneğimizin turnalarla ilgili çalışmalarını anlatan ve 2013 yılında yayınladığımız Turna Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz.
Doğa Derneği, Anadolu’nun bozkır gölleri ve sulak alanlarında turnaların yaşaması için 2008 yılından bu yana çalışıyor. Bu kapsamda türün üreme, kışlama ve göç davranışlarının araştırılması, popülasyonunun ve üzerindeki tehditlerin belirlenmesi ve turnanın Anadolu kültüründeki yerinin kayda geçirilmesi çalışmalarını gerçekleştiriyoruz.
Dünyadaki 15 turna türünden biri olan turna (Grus grus), Kuzey Avrupa ile Orta ve Güney Asya’nın büyük bölümünde dağılım gösteriyor; Dünya Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’nde asgari endişe (LC) kategorisinde yer alıyor. 2015 ve 2020 yılı verilerine göre nüfusunun neredeyse yarısı Avrupa’da yaşıyor. Türkiye, konumu ve barındırdığı uygun habitatlar sayesinde turnaların yaşamı için büyük önem taşıyor. Anadolu kültüründe çok önemli bir yeri olan turnalar, son 50 yılda Orta Anadolu’daki sulak alanların büyük oranda kurutulması sonucunda hızla azaldı. Bu nedenle turna araştırma, koruma ve farkındalık çalışmaları büyük önem taşıyor.
Uzun mesafe göç eden turnaların kanat açıklığı 2 metreye, ağırlığı 6 kilograma ulaşabiliyor. Turnalar, yüzlerce bireyin katıldığı kompleks kur danslarıyla biliniyor. Yuvalarını geniş bataklık alanlar, sazlıklar veya ormanlık alanlardaki nehir boylarında yere yapıyor.
Tarım, kentleşme ve baraj yapımı nedeniyle sulak alan habitatlarının kuruması, parçalanması ve kaybı; avlanma, elektrik çarpması, zehirlenme, yumurtalarının toplanması ve yuvalama alanlarında artan turizm faaliyetleri türün karşı karşıya olduğu başlıca tehditler olarak öne çıkıyor.
2008 yılında yayımlanan bir araştırma, Doğu ve Orta Anadolu, Kuzey İran, Gürcistan ve Ermenistan’daki turnaların ekolojik ve morfolojik farklılıklar gösteren ayrı bir alttür (Grus grus archibaldi) olduğunu ortaya koydu. Üreyen popülasyonunun büyük bölümü Anadolu’daki yüksek dağ ve ova bozkır göllerinde bulunduğu için bu alttür Anadolu dağ turnası olarak da adlandırılıyor. Alttürün toplam sayısının, 70-80’i üreyen çift olmak üzere 250-300 birey olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları verilerine göre turna sayısı 10 yıl içinde yüzde 50’den fazla azaldı ve tür Anadolu’da yok olmanın eşiğine geldi. 2017 verilerine göre ise Türkiye’de üreyen çift sayısının 40-60, 2019 yılı verilerine göre de 25-45 çift olduğu biliniyor.
Çalışmalarımız
2008-2012 yılları arasında yürüttüğümüz çalışmalarla turnaların Anadolu’daki üreme, kışlama ve göç davranışlarını araştırdık ve popülasyonlarının mevcut durumunu tespit ettik. Bu çalışmalarda türün yalnızca biyolojik ve ekolojik durumunu ortaya koymakla kalmadık; turnanın kültürel ve gündelik hayat içindeki önemi üzerine araştırma ve derlemeler de yaptık.
2012 üreme döneminde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmaları ve literatür araştırması sonucunda 8’i kesin üreme alanı olmak üzere, muhtemel olarak nitelendirilen 16 ve potansiyel olarak nitelendirilen 9 alan belirledik. Sivas’ı türün üreme alanlarından biri olarak belirlerken; Muş Bulanık, Samsun Kızılırmak Deltası ve Bolu Yeniçağa Gölü’nde de turnaların ürediğini tespit ettik. Çukurova Deltası ve Göksu Deltası’nı ise türün önemli kışlama alanları olarak kayda geçirdik.
Bu araştırmalar sonucunda, koruma önceliklerini ve stratejilerini belirlemek amacıyla türün üreme alanlarında karşı karşıya olduğu tehditleri ortaya koyduk. Habitat bozulmasına yol açan plansız altyapı çalışmaları, aşırı otlatma ve drenajın en önemli tehditlerin başında geldiğini gördük.
Derneğimizin turnalarla ilgili çalışmalarını anlatan ve 2013 yılında yayınladığımız Turna Raporu‘na buradan ulaşabilirsiniz.
Turnaları konuştuğumuz Açık radyo programımızı dinlemek için:
Ortaklarımız ve işbirliği yaptığımız kurumlar